Güveni Kötüye Kullanma Soruşturmaları

Güveni kötüye kullanmak, kişi veya kişiler tarafından güvene dayalı görevlerin ihlali olarak kabul edilir. Güveni kötüye kullanma çoğu zaman, bir kişinin kendi maddi varlığının, kontrol ettiği varlıkla karıştığı durumlarda veya bir çıkar çatışması olduğunda ortaya çıkar. Güvenin kötüye kullanıldığını kanıtlamak zor olabilir.

Görevi Kötüye Kullanma Nedir?

Güveni kötüye kullanma, belirli şartlar altında kendisine verilen bir mal veya yetkiyi, zilyetliğin devri amacı dışında kendisinin veya başkasının yararına kullanmasıdır. Kanıtlar kişinin makul özen, beceri veya sağduyu ile hareket etmediğini gösteriyorsa da sorumlu olabilir.

Bu suç, genellikle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma olarak meydana gelmektedir. “Güveni kötüye kullanma”, “emniyeti suistimal” suçu olarak da adlandırılabilir.

Bu tür suçlar en çok istihdam ve kurumsal alanlarda yaygındır. Genel olarak, görevi kötüye kullanma suçunu işleyen kişi, mal sahibinin menfaati için varlıkları yönetmek, izlemek ve / veya kullanmak amacıyla başkasının mülküne veya parasına erişim izni verilen, ancak daha sonra varlıkları kendi kişisel kazancı için gizlice kötüye kullanan kişidir.

Bu insanlar tipik olarak bir iş ortağı veya bir çalışandır. Yaygın örnekler, banka memurları, mağaza memurları, ofis yöneticileri, muhasebeciler, finans yöneticileri veya kamu görevlileridir.

Güveni Kötüye Kullanma Suçu Örnekleri

Hukuk sistemimizde görevi kötüye kullanma suçu örnekleri genel olarak şu şekilde sıralanmaktadır:

  • TCK 155. maddesinde düzenlenen: Zilyetliğin devir amacı dışında kullanılması şeklindeki basit güveni kötüye kullanma suçu,
  • TCK 155/2. maddesindeki: Hizmet nedeniyle,
  • TCK 155/2. maddesindeki: Meslek ya da sanat nedeniyle emniyeti suistimal suçu,
  • TCK 155/2. maddesindeki: Ticaret sebebiyle,
  • TCK 155/2. maddesindeki: başkasının mallarını yönetmek yetkisi çerçevesinde tevdi ve teslim edilen mallar ile ilgili emniyeti Suistimal suçu.

Yasaların ‘güven konumunun kötüye kullanılması’ ile ilgili hükümleri, güven, sorumluluk veya yetki konumundaki bir kişinin haksız çıkar sağladığı aktivitenin cezai bir suç oluşturduğu özel rolleri ve ortamları belirtir.

Görevi Kötüye Kullanma ve Yargıtay Kararları

Kamu görevlisinin her hukuka aykırı fiili, görevin kötüye kullanılması suçunun ortaya çıkmasına neden teşkil etmemektedir. Bu sebeple görevin kötüye kullanılması suçunun oluşabilmesi için bazı şartların bir arada bulunması gerekmektedir. Bu konuda yerel mahkemeler ile yüksek mahkemeler arasında yaşanan hukuki ihtilafları çözüme kavuşturan çok sayıda görevi kötüye kullanma Yargıtay Kararları bulunmaktadır.

Yüksek Mahkeme kararları, yukarıda bahsedilen suçun örnekleriyle ilgili olarak çok sayıda emsal karardan oluşmaktadır. Zimmet ve güveni kötüye kullanma suçlarına dair, mali müşavir, belediye, muhasebe, kredi kooperatifi çalışanları ilgili olarak Yargıtay kararları mevcuttur.

Bu Yargıtay kararlarının konusu olan güveni kötüye kullanma suçu, zimmet suçu, yağma suçu, hırsızlık suçu gibi suçlardan farklıdır.

Güveni Kötüye Kullanma Suçu ve Etkin Pişmanlık

Güveni kötüye kullanma suçunda etkin pişmanlık, suçu işleyen kişinin, suç nedeniyle meydana gelen maddi ve manevi zararları kendi çabasıyla gidermesidir. Pek çok farklı suçtan yargılanmada etkin pişmanlık hükümleri etkili olabilir, bununla birlikte sadece Türk Ceza Kanunu’ndaki bazı suçlar için uygulanabilmektedir.

Zanlının iddia edilen olay meydana geldiğinde güven konumunda olduğunu bildiği veya bilmesi makul olarak beklenebileceği varsayımı da vardır. Pişmanlık pozisyonunda olduklarına makul bir şekilde inandıklarına dair bir konuyu gündeme getirmek için yeterli kanıt sunmak sanığın görevidir.

Soruşturma aşamasında, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı durumda verilecek ceza 2/3 oranına kadar indirilebilebilir, ancak güveni kötüye kullanma suçu, dava açılarak mahkeme aşamasına gelirse ise, cezadan %50 oranında indirim yapılabilir.

Görevi kötüye kullanma, kamu görevlisinin hukuka aykırı bir şekilde işlem yapması veya görevini yerine getirmemesi durumudur. Görevin kötüye kullanılması suçu unsurları 3 farklı şekilde meydana gelmektedir. Bunlar;

  • Kamu görevlisinin yapma sorumluluğu bulunan görevini ifa etmemesi şeklinde
  • Kamu görevlisinin görevini kanunun öngördüğü şekilde yapmayıp başka şekilde gerçekleştirmesi şeklinde
  • Kamu görevlisinin sorumlu olduğu görevi zamanında yapmayıp geciktirmesi yani görevini ihmal etmesi şeklinde olabilir.

Görevi Kötüye Kullanma Cezası Alan Memur

Kamu görevlisi olarak çalışan failin, kanunun ya da idari düzenlemeden doğan bir göreve sahip olması ve işlenen suçun bu görevle ilişkili olması gerekmektedir. Bir kimse memur olmasına rağmen suç konusu olan işle ilgili doğrudan görevi ya da yetkisi yoksa, görevin kötüye kullanılması suçu oluşmamaktadır. Bununla birlikte görevin kötüye kullanması suçundan ceza alan memura 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası verilebilmektedir. 

Görevi kötüye kullanma cezası ertelenir mi sorusunun yanıtını evet şeklinde vermek mümkündür. Sanığın belirlenen denetim süresini sosyal hayat içerisinde iyi halli geçirmesi halinde cezasının infaz edilmiş sayılmasını sağlayan bir bireyselleştirme olması durumunda ceza ertelenebilmektedir.

Avukatın Güveni Kötüye Kullanma Suçu

Bu suça ilişkin Yargıtay kararları, hukuk sistemimizde emsal niteliği taşıyan kararlar arasında yer almaktadır. Bu kararlara örnek olarak Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin vermiş olduğu emsal kararda, sanık avukat, şikayetçinin alacağını icra takibi ile tahsil etmiş olduğu halde müştekiye vermemiştir.

Avukat, kendisine vekalet veren müşteki ile arasındaki ilişkinin hizmet ilişkisi olduğunu bilmesine rağmen, müvekkiline bu ödemeyi yapmaması bu suçun ortaya çıkmasına bir örnektir.

Görevin Kötüye Kullanılması Beraat

Türk Ceza Kanunu’na göre görevi kötüye kullanma suçu şikayete tabi bir suç değildir. Bu suçla ilgili soruşturma, polis jandarma gibi kolluk kuvvetleri veya savcılık tarafından kendiliğinden başlatılmalıdır.

Görevi Kötüye Kullanma TCK

Bu suç taksirle değil, kasten işlenen bir suçtur. Dolayısıyla görevi kötüye kullanma suçunun oluşması içi kamu görevlisinin görevini ihmal ettiğini ya da yerine getirmeyi geciktirdiğini bilmesi yeterlidir.

Türk Ceza Kanunu’nun 257. maddesi hükmünde görevin kötüye kullanılması suçu düzenlenmiştir. Görevin kötüye kullanılması, ihmal suretiyle kamu görevlisinin görevini kötüye kullanmasıdır. TCK 257’de düzenlenen görevin kötüye kullanılması suçu, halk arasında sık sık karşılaştırılan irtikap, rüşvet ve zimmet suçlarıyla bir tutulmamalıdır.

Görevin Kötüye Kullanılması Zamanaşımı

Görevi kötüye kullanma suçu şikayete bağlı suçlar arasında olmadığı için bu suçun soruşturulması için herhangi bir şikayet süresi bulunmamaktadır. Suçun dava zamanaşımı süresi ise 8 yıldır.

Failin hapis cezası alması halinde görevin kötüye kullanılması suçu ceza zamanaşımı süresi 10 yıldır. Yani fail hakkındaki hapis hükmü 10 yıl içinde infaz edilmezse, hapis cezası zamanaşımı nedeniyle ortadan kalkmaktadır.

Erken Aşamalarda Deneyimli Bir Ceza Avukatı Arayın

Usulsüzlükler ve mali konularla ilgili bir cezai soruşturmaya muhattab iseniz, Bedir Yeniay, görevi kötüye kullanma soruşturmalarının ilk aşamalarında müvekkilleri temsil etme deneyimine sahiptir. Her mali suç, deneyimli bir avukat ister.

Görevi kötüye kullanma suçu ile ilgili olarak geçmişteki Yargıtay Kararları, gelecekteki sonuçların göstergesi olmayabilir ve davanızın sonuçlarının münferit vakalardaki gerçeklere göre değişiklik göstereceği anlamına gelmez.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

15 − 8 =