Müşteki

Müşteki kavramı, hukuk sistemimizde, kanunların ihlal edilmesi ve bir suçun meydana gelmesi durumunda bu suçtan dolayı zarar gören kişidir. Bir başka deyişle bir suçtan mağdur olan kişiye hukuki literatürde müşteki adı verilmektedir.

Müşteki suçtan zarar gören ya da suçun mağduru olan kişi olabilir. Aynı zamanda gerçek kişiler dışında, hukuki bağlamda tüzel kişilerin de müşteri olmaları mümkün olmaktadır. Bu nedenle vakıf, dernek, özel veya kamu şirketi gibi tüzel kişiler de mahkeme önünde müşteki sıfatıyla davaya müdahil olabilmektedir.

Fakat tüzel kişilerin, suçtan dolayı mağdur olduklarına dair şikayetlerini, yetkili organları vasıtasıyla dile getirmeleri temel şarttır. Bu yazımızda mahkemelerde sıkça tabir edilen müşteki hakkında bilinmesi gereken tüm detayları bulabilirsiniz.

Müşteki Ne Demek?

Müşteki veya şikayetçi, Türk Ceza Kanunu kapsamında düzenlenen maddelere göre bir suçtan mağdur olan veya zarar gören kişi anlamına gelmektedir. Müşteki sıfatıyla mahkemeye katılacak kişilerin gerçek kişiler veya tüzel kişiler olması mümkündür.

Ancak suça konu olan şikayet hakkının müşteki tarafından devredilmesi söz konusu olamaz. Bir başka deyişle TCK kanunlarına göre işlenmiş bir suçtan şikayet hakkı, mağdur veya zarar görenle sıkı bir bağ içinde olduğu için bu hakkın bir başkasına veya tüzel kişiliğe devredilmesi mümkün değildir. Müşteri ve davacı kavramlarının birbirinden farklı olduğu unutulmamalıdır. Davacı, müşteki kavramına göre daha geniş kapsamlı bir terimdir.

Müşteki Sanık Ne Demek?

Müşteki sanık terimi, hukuki literatürde bir sıfat olarak kullanılmasının yanında ayrıca mahkeme sürecinde kullanılan bir terim olarak da karşımıza çıkmaktadır. Herhangi bir suçtan dolayı, mahkeme önüne çıkarılan bir kimsenin, kendisin de suçtan dolayı şikayetçi olması haline müşteki sanık denilmektedir. Söz konusu kişinin müşteki sanık kapsamına alınabilmesi ve bu sıfatla tanımlanabilmesi için haklı sebeplerinin bulunması gerekmektedir.

Hukuken haklı sebepleri bulunmayan müşteri sanık, mahkemede bu sıfatla değil sadece sanık sıfatıyla yargılanmaktadır. Müşteki sanık olabilmek için bu kişinin suç kapsamında mağdur edilmesi temel şarttır. Örnek olarak bir kavga olayında sanık olarak mahkemeye çıkan kimse, kavga olayın ağır tahrik edilmiş ve bu sebeple herhangi bir suç işlemişe, mahkeme tarafından ilgili koşullar değerlendirilerek kişinin müşteki sanık olması söz konusu olabilmektedir.

Ağır hakaret, darp veya hırsızlık gibi olaylar yaşadığı için suça karışan kimse, haklı sebepler gösterebildiği için mahkeme tarafından Müşteki Sanık olarak kabul edilebilmektedir.

Müşteki Uzlaşmayı Kabul Etmezse

Müşteki uzlaşma talebini kabul etmezse, diğer tarafa buna rağmen uzlaşma teklifi edilmesi gerekli değildir. Eğer mahkemede görülen bir davada bir taraf kendisine yapılan uzlaşma teklifini kabul etmez ya da reddederse, CMK 255. maddesi hükmü saklı kalmak koşuluyla davada birden çok fail bulunuyorsa, diğerlerine de ayrıca uzlaşma teklifinde bulunulması zorunlu değildir.

Müşteki, uzlaşma teklifini kabul etmezse, bu durum mahkemeye taşınmaktadır. Teklifin reddedilmesiyle birlikte iddianamenin kabul edilerek dava açılması söz konusu olmaktadır.

Sadece Müşteki Beyanı ile Ceza

Yalnızca müşteki beyanıyla ceza verilmesi, hukuki açıdan en çok merak edilen konulardan biridir. Eğer sadece mağdurun yani müştekinin beyanı olan ve suçun işlendiğine dair başkaca bir delil mahkemeye sunulmamışsa, bu durumda sadece müşteki beyanı ile sanığın cezalandırılması mümkün olmamaktadır.

Bu durumun sebebi, mağdurun kendini haklı göstermek istemesi nedeniyle, sanığın cezalandırılması amacıyla öç alma saiki ile hareket edebileceği olasılığıdır. Böyle bir olasılık olduğu için suçun sadece müşteki beyanıyla değil, farklı etmenlerle de desteklenmesi temel şarttır. Bu husus hakkında Yargıtay’ın emsal kararları mevcuttur.    

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

20 + 11 =