Yüz Kızartıcı Suçlar

Özellikle memuriyet başvurularında sık sık karşımıza çıkan yüz kızartıcı suçlar kavramı, Türk Ceza Hukuku kapsamında düzenlenen suçlar arasında yer almaktadır. Memuriyette yüz kızartıcı suçlar, çoğu zaman iş başvurularında ve atamalarda kişilerin Devlet Memurları Kanunu’na göre işlerinden atılmalarına kadar sonuçlara varabilmektedir. Esasında hukuk sistemimizde ve özellikle ceza hukukunda doğrudan yüz kızartıcı suçlar şeklinde bir başlık altında suç kategorisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla yüz kızartıcı suç kavramı, TCK dışında bazı özel kanun hükümlerinde ve 1982 Anayasa’nın 76. maddesinde yer almaktadır.

Yüz Kızartıcı Suçlar Nelerdir?

Ceza hukuku alanında hiçbir sonuç doğurmayan yüz kızartıcı suç kavramı, pratikte ceza hukuku dışındaki alanlarda ölçü olarak kabul edilmektedir. Örnek olarak bir kimsenin bir mesleğe, memuriyete ya da bir derneğe kabul edilmesinde ya da hak ve statü kazanmasında ölçü yani kriter olarak yüz kızartıcı suçlar kavramı devreye sokulmaktadır. Hukuk doktrininde toplumun şiddetle tepki gösterdiği, ahlaki açıdan kabul edilemez bulduğu eylemler, yüz kızartıcı suç kapsamına girmektedir. Dolayısıyla bu suçun somut bir çerçeve sunmaktan uzak olduğu görülmektedir. Çünkü hangi suçlara ne şekilde tepki verilmesi gerektiği ya da hangi ahlak kurallarına göre suçun kabul edilemez olduğunu belirlemek tartışmalı bir konudur.

İş Kanunu yüz kızartıcı suçlar, kişinin iş başvurularında işe kabul edilmesinde ya da iş sözleşmesi devam ederken tazminatsız bir şekilde iş akdine son verilmesinde esas hukuki dayanak olarak kabul edilmektedir. Bir suçun yüz kızartıcı suç olup olmadığı, kişiye uygulanacak özel kanun hükümleri dikkate alınarak anlaşılmaktadır. Genel olarak yüz kızartıcı suçların özel kanunları incelendiğinde şu şekilde sıralanmaktadır:

İlginizi Çekebilir: Dolandırıcılık Suçu

  • Hırsızlık Suçu,
  • Dolandırıcılık Suçu,
  • Güveni Kötüye Kullanma Suçu,
  • Görevi Kötüye Kullanma Suçu,
  • Rüşvet Suçu,
  • İrtikap Suçu,
  • Zimmet Suçu,
  • Özel Belgede Sahtecilik Suçu,
  • Resmi Evrakta Sahtecilik Suçu,
  • Parada Sahtecilik Suçu (TCK md.197),
  • Kıymetli Damgada Sahtecilik (TCK md.199),
  • Mühürde Sahtecilik Suçu (TCK md. 202),
  • Hileli İflas (TCK md.161).

Yüz Kızartıcı Suçlar Ne Zaman Silinir?

Yüz kızartıcı suçların adli sicil ya da sabıka kaydının silinmesi için bazı koşulların gerçekleşmesi gerekmektedir. Öncelikle adli sicil kaydı ile iş başvurularında talep edilen arşiv kaydı iki farklı kavrama işaret etmektedir. İş yerinde yüz kızartıcı suçlar ile ilgili ceza alan kişilerin mahkumiyet hükümleri ilk olarak adli sicil kaydına alındıktan sonra belli koşulların gerçekleşmesi durumunda, mahkumiyet hükmüne dair bilgiler silinerek arşiv kaydına alınır. Yüz kızartıcı suçlara dair arşiv kaydının silinmesi için şu durumların gerçekleşmesi gerekir:

  • Mahkeme tarafından Memnu Hakların İadesi kararı verilmişse kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren 15 yıl geçmesiyle arşiv kaydı silinir.
  • Memnu hakların iadesi kararı alınamamış ise kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren 30 yıl geçtikten sonra arşiv kayıtları silinmektedir.

İlginizi Çekebilir: Etkin Pişmanlık

Memurlukta Yüz Kızartıcı Suçlar Nelerdir?

Üniversitede yüz kızartıcı suçlar da memur statüsünde olan kişilerin karşılaşabildiği hukuki durumlar arasında yer almaktadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yer alan yüz kızartıcısuçlar deyimi yürürlükten kaldırılmıştır. Bu kanunda söz konusu kavram yerine hangi suçların devlet memuriyetine engel teşkil ettiği açık bir biçimde düzenlenmiştir. Bununla birlikte Anayasa’nın 76. maddesinde zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüzkızartıcı suçlar tabiri bulunmaktadır. Burada yer alan suçların tanımı memurlukta yüz kızartıcı suçlar kapsamında kabul edilmektedir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

17 + 6 =